Kayıt Ol

Giriş

Kategoriler

Arşiv

  • Bağlantılar

  • Meta

    Kusursuz Aşk

    Doğru zamanı geldiğinde, Henry bir gün neredeyse sihirli bir biçimde ben sahildeyken ortaya çıktı. Yağmur yağmaya başlamıştı. Yağmurdan kaçmaya karar verdik ve bir sinemaya sığındık. Bundan sonraki her gün beni öğle yemeğine, akşam yemeğine ya da sinemaya çağırdı. İyileşmeme ve tek başınalığıma o kadar yoğunlaşmıştım ki, Henry’yi duygusal anlamda aklıma bile getirmedim. Onu bir birey ve bir arkadaş olarak seviyordum.

    Sonra bir gün, akşamüstü saatlerindeki bir beyzbol maçına gittik, açık tribünde onun yanında oturuyordum. Güneş batıyordu, hafif bir esinti çıkmıştı ve sahaya doğru bakıyordu. Ona bakarken aniden tüm bedenim kalbimle doldu. Sanki onu ilk kez görüyordum ve o an anladım. Kafamın içinde kendimden emin bir biçimde; “Ah Tanrım, aradığım O!” dediğimi hatırlıyorum. Bu farkına varışla anında perde kalktı ve orada, tam karşımda Tanrı’nın bana vaat ettiği Kusursuz Aşk duruyordu.

    Arielle Ford

    Mantıksal Düşünme İçin 50 Bulmaca

    Mantıksal Düşünme Gücünüzü Artıracak 50 Bulmaca

    Mantıksal düşünmek, İşinizde, okulunuzda ve yaşamınızın diğer alanlarında kısa sürede etkisini hissettirecek bir yetenektir.

    Hızlı ve yaratıcı düşünmeniz için dünyanın en tanınmış bulmaca ustası tarafından hazırlanan bu bulmacalar, aynı zamanda zevkle çözmeniz için tasarlandılar.

    Ve asıl sürpriz: Kitabın son bölümünde gerçek hayata uygun şekilde hazırlanmış senaryodaki sorunu mantığınızla çözmeye çalışırken, geliştirdiğiniz mantıksal düşünme becerinizi pratiğe dökme fırsatı bulacaksınız. Kanatlanan mantıksal düşünme becerinizle birlikte,

    İyi ve kötü akıl yürütmeleri kolayca ayırt edecek
    Dikkatlice bakıp gördüğünüz şeyi doğru yorumlayacak
    İsabetli kararlar alacak
    ve daha net düşüneceksiniz. S

    Hayata Evet!

    * Bu kitapta 1977- 2000 yılları arasında yazdığım yazıların bir kısmını bir araya getirdik.
    * Yirmili yaşlarımda cebimde saman kâğıtlarından kesilmiş küçük kâğıtlar dolaştırırdım.
    * Atlardım Bakırköy’den minibüslere doğru Aksaray. Gazete okur, kitap okurdum bir kahvehanede. Bu arada cebimden o kâğıtları çıkarıp bazı şeyler yazardım.
    * Bazen gider Beyazıt kütüphanesinde açar, Spinoza’nın Etikası’nı okurdum satır satır.
    * Sonra bu yazı yazma işini profesyonel bir mesleğe dönüştürdüm. Bir yandan bir dergide sekreterlik görevini yürütürken, bir yandan da hep yazı yazdım.
    *Cağaloğlu, Unkapanı ve Karaköy üçgeninde yürürken, derginin basıldığı matbaa, derginin deposu ve eve yolculuk için bineceğim vapura yürürken planlardım yazılarımı.
    *Aslında bütün bu işler kendini tanımaya çalışma işinin bir parçası imiş meğer.
    *Ve ben bu işe hala devam ediyorum. Bilmekten çok olmaya, değişmekten çok öze ulaşmaya yönelik bir çalışma.
    *Yıllar sonra bu yazılar elime geçtiğinde gördüğüm gibi şimdi düşündüğüm, söylediğim şeylerin birçoğunu ta o zamandan hazırlamışım. Halı dokur gibi ilmek ilmek örmüşüm düşünce dünyamı.
    * Şimdi düşünüyorum da “ ne güzel günlermiş o günler! ” diyorum.
    *Hadi birlikte yolculuğa çıkalım sizinle! Sİ

    Cehennemde Kahkaha

    Ruhu azaplar içinde yanan bir insana mutlu denilebilir mi? Böyle bir insan kahkahalar atsa, kendisi bile mutlu olduğuna inanabilir mi?
    İnsana Yaratıcı’yı ve Sonsuz’u unutturma çabası olarak dünyevîlik, bize cehennemde kahkaha atmaya davet ediyor. Ruhu değil bedeni, asl’ı değil gölgeleri hedef gösterirken hazlarımızı çoğaltmaya teşvik ediyor bizi. Ânlık hazlar çoğalmıyor, ama ruhlardaki cehennemî azaplar artıyor.
    Değerleri bir kenara iterek hayatı değersizleştiren dünyevî ideoloji rakamların ve niceliğin peşinde koşturuyor. Değerleri ve ilkeleri önemseyen insanlar kendi “yakınları” tarafından bile garipseniyor bugün. Dünyeviliğin cazibesine katılanları, âhireti unutup dünyaya dalanları, dünyaya dalıp sahte kahkahalar atanları gören kalb ehlinin payına hüzünler ve sorular düşüyor.
    Elinizdeki kitap cehennemde kahkahaya razı olmayan, yüreği hüzünle ve soruyla dolu olanlara sesleniyor. Çıkar hesaplarıyla köşeyi dönmeyi değil, ruhuna tâbi olup yolunu bulmaya çabalayanlara birkaç ipucu vermeye çalışıyor.
    Aklım Kalbimde Kaldı kitabında din ve bilim, Siyasetin Şerrinden kitabında siyaset ve ilkeler arasındaki bölünmeye dikkat çekip bu bölünmeye karşı çareler teklif eden Murat Çiftkaya, Cehennemde Kahkaha’da da hayat ve değerler arasında bir yangın gibi büyüyen bölünmeye birkaç damla da olsa su dökmeye çalışıyor. S

    Minik Oyuncunun El Kitabı

    Tiyatro oyunculuğuna yeni başlayacak olan sevgili arkadaşlarıma bu yolda gerekli bilgileri verecek rehber kitap da sizlere okulda ustalarımdan öğrendiklerimi anlatacağım. Oyunculuğa ilk adımını atacak olan sevgili arkadaşlarım yeteneklerini geliştirme ve konsantrasyonlarını sağlayacak bilgileri bu kitap da bulabilecekler.

    Her şeye sıfırdan başlayacağız… Bende sizler gibi okullarda okudum ve sonra yine bu işi okulunda Ustamdan öğrendim. Ustam der ki, TİYATRO insanı insana insanla ve insanca anlatan bir sanattır. İnsan her geçen gün değiştiğine ve geliştiğine göre bu meslek de değişir, gelişir.

    Yine Ustam der ki, oyuncu olmasaydım çocuk olurdum oyunlar oynatmak için…

    Sevgili arkadaşlar bu kitabı okuduğunuza göre mutlaka bu mesleği seçiyorsunuz ya da seviyorsunuz demektir. Öyleyse yolunuz, yolumuz açık olsun.

    Drakula

    Kont Drakula’nın şatosu dünyayla cehennem arasında. Orada geceler gün, acılar zevk…

    Masumların kanıysa en değerli şey. Genç Jonathan Harker bu kasvetli şatoya geldiğinde neyle karşılaşacağını asla tahmin edemezdi. Şatodan güç bela kaçıp İngiltere’ye döndüğünde de tuhaf ve ürkütücü olaylar peşini bırakmayacaktı.

    Şehirdeki genç kadınların boyunlarında garip izler beliriyordu. Ya Harker’ın nişanlısı, ince ve kırılgan Mina? Kendini Drakula’nın ölümcül öpücüklerinden kurtarabilecek miydi acaba?

    “Az sayıda roman, okuyucuyu çaresizce kendine bağlar.

    Efsane kitap Drakula bunlardan biridir. Hikayesi kalıcı ve sivri, erotizmi güçlü, sıradışı bir klasiktir…”
    - The Observer

    “Bugüne dek yazılmış en güçlü korku öykülerinden biri.”
    - Mail on Sunday

    Bram Stoker

    Büyücünün Çırağı

    Büyücünün Çırağı”, Trudi Canavan’ın uluslararası çok satanlar listesine giren “ Kara Büyücü “ üçlemesine mükemmel bir giriş yaparak, bizleri yeniden büyü, gizem ve heyecan dolu bir dünyanın içine çekmektedir..

    Mandryn köyünde sıradan bir hayat süren Tessia, köy şifacası olan babasına yardımcılık yapmaktaydı ve tek bir hayali vardı: kadınların şifacı olamadığı bu ülkede babasının mesleğini sürdürebilmek. Annesinin hayali ise Tessia’nın bir koca bulup evlenmesiydi.

    Ama hiç beklenmedik olaylar sıradan hayatını değiştirecekti..

    Komşu ülkeden gelen bir büyücünün saldırısına uğradığında, Tessia’nın içindeki gizli büyü gücü aniden ortaya çıkmıştı. Artık köyün sahibi, büyücü Lord Dakon’un çırağı olmuş, bambaşka bir geleceğe doğru adım atmış, önüne yepyeni bir dünyanın kapıları açılmıştı.

    İşte tam da bu sırada, ülkeleri savaşa sürükleyecek, rakip büyücüleri karşı karşıya getirecek ve etkileri yüzyıllarca sürecek zalimce bir büyünün ortaya çıkması an meselesiydi.

    İyilerle kötülerin yer aldığı bu savaşta Tessia için kendini ispatlama zamanıydı…

    Trudi Canavan